![]() |
| Beypınarı Yaylası Huş Ağacı dikim sahası |
13 Temmuz 2019 Cumartesi
BEUBARİ YAYLASININ TARİHİ
Trabzon sancağı Fol dere kasabasına ait köy kasaba
ve şehir gibi devamlı yerleşmelerde yaşayan insanların yaz mevsiminde
sıtma hastalık ve sıcaktan kaçmak ,hayvanlarını beslemek yağından sütünden
faydalanmak amacıyla 1700 yıllarda kendilerine
yayla arayarak 1900 m rakımlı yeri kendilerine yayla edinmişleştir.
Trabzon sancağına ait beyler at üzerinde bu yaylaya gelerek bu yayla da
beslenen kuzuları suyun başında kızartıp et ve yağlaş(mıhlama) yerlerken suyun
soğukluğu, etin yağlı oluşundan yiyen bir beyin boğazında donarak bey ölmüş
olması nedeniyle BEUBARİ adının verildiği rivayet edilmiş, daha sonraki
yıllarda fol dersine ait (Vakfıkebir)
(Büyük liman) köyleri Güneysu, soğuksu, Sinanlı, Akköy, Körez, Karatepe, Köprücek,
Ortaköy,Şenocak,Rıdvanlı,Fevziye,Açıkalan, halkları Beubari yaylası çevresinde Komandara obası(çıkotoz
obası) Çaferli obasi) Taşlı oba) (bodamlı obası) ipsalta obası kozezi obası ( Şova
obası) (Tonya Nahiyesinden Derinoba,Labozon
obası Sidiksa köylerine ait diğer obalar kurulmuştur. 1870 de kozezi obasında
sifin çiçeği zehrinden her yıl hayvanlarının ölmüş olması, kolera hastalığı
başlamış,olması nedeniyle yaylalarını terk ederek ayrılmışlar ve kendilerine
başka yayla aramaya başlamışlar, ölen
insanları köy ve kasabalarına taşımak zor olduğundan yaylada mezarlık oluşturmuşlardır. Bu yıllarda özellikle Sultan Murad, zamanında,
Karaptal, Hıdırnebi, Beubari gibi yaylalarda Türk milislerin direnişleri
Rusların çekilip gitmelerine kadar aralıksız sürmüş ve önemli kahramanlıklar
ortaya konulmuştur. 1917'de
Erzincan anlaşması yapıldı, Rus kuvvetleri bölgeden kısa sürede çekilmişlerdi anlaşmaya
uymayan çetelere karşı genel hareket
emrini alan ordumuz ile çeteler arasındaki savaş yaylamız ve civarında
yapıldığı, yaylamızda kazılan mevzilerden (istikam) yerlerinden anlaşılmaktadır.
Kurtuluş Savaşının da başarıyla neticelenmesinden sonra, Cumhuriyet idaresinde
yaylamız , Osmanlı döneminde olduğu gibi Trabzon Vilayeti Vakfıkebir kazası
Tonya nahiyesi sınırlarına dahil edilmiştir.
O tarihlerde sahilden gelen insanların
burada yayla yapması hayvanlarından elde ettiği ürünleri satmak için
kendilerine Pazar aramış, biriktirmiş olduğu yağ peynirleri Trabzon sancağına
ve Fol deresine, at sırtında yaya
olarak göndermeye başlamış, yaylada
kendi ihtiyaçlarını karşılamak ticaret yapmak üzere ahşaptan camii, dükkan ve işyerleri i yaparak,
kalaycı, lastik tamircisi, fırın, ,kahvehane gibi işyerlerini açarak ticaret ve
halkın ihtiyaçlarını karşılamaya başlamışlardır
Ahşap
olarak yapılan camii (Evkafi mulakadan
Trabzon sancağından fol dere kazasında
Kumandara karyesinde Beubari çıvarında
vaki Mehmet camii Vakfından mezbüre mutasrrifi Mehmet bini Osmanın bilavelet
fevtile mahülünden ledel imtihan ehliyeti numayan olan Şakir İbni Mehmet beratı
1293 senesi Cemaziyel evvelin 14 inci günü tarihi ile yedi hümayunu verildi (1934
)(TURA 8)
Yaylada karların
erimesi köylerde havaların iyice
ısınmaya başladığı dönem
bu mevsim genellikle
mayısın ilk haftasıyla haziranın ilk
haftasına rastlar Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaylaya çıkış mevsimidir.:
Köy evindeki hazırlıklar yaylaya
çıkmadan bir ay önce başlar. Baklagiller hazırlanır, mısır öğütülüp un haline
getirilir,balta orak tırpanlar
bilenir sepetler onarılır,
urganlar hazırlanır. Ayrıca yaylacılar yayladaki ev
ihtiyaçlarını yatak yorgan kazan araç ve gereçlerini göçten önce sırtında veya
at ve katırla yayla evine bırakır yayla
evinin ve ahırının temizlenmesi bakım,
onarım çalışmaları yapılırdı. .........
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





